Showing posts with label istanbul. Show all posts
Showing posts with label istanbul. Show all posts

Sunday, 30 May 2010

gelde içme

gelde içme // come and don't drink if you can from avsar gurpinar on Vimeo.

documentation of a sociological research done in "gelde içme" pub, a transvestite place in tarlabasi, istanbul.

Saturday, 17 April 2010

kahvaltı



çay: çaykur, ekmek: aynalı fırın, beyaz peynir ve mihaliç peyniri: itimat şarküteri, edam ve biberli gouda: rani organik peynir, yumurta ve sucuk: erciyes şarküteri, siyah ve yeşil zeytin: erzurum şarküteri, krem peynir: pınar, sarımsak sos: heinz

Saturday, 27 March 2010

ideolojik kentleşme


Son yıllarda, “Avrupa Kültür Başkenti İstanbul” yaygarası ile halkımıza kanıksatılan pazarlama politikalarının açılış törenleri, pardon konserleri bugün yapılıyor…
Avrupa Kültür Başkenti denilen şey, her yıl farklı ülke şehirlerine biçilen bir paye, amaç kültürleri korumak, tarihi yaşatmak da değil, sadece pazarlama için vitrine çıkartmak! Ama yıllardır bazı sivil(!) toplum örgütlerini de arkasına alarak koparttıkları yaygarayı görenler sanır ki; İstanbul’da tarihi yerler koruma altına alınmış, farklı kültürler yaşatılıyor. İşte bu noktayı tartıştırmamak için olsa gerek, “beleş” konserlerle, halka; ne için dediklerini bile bilmeksizin “oleyyy, kültür başkenti olduk” dedirttirilmek isteniyor…
Halk bugün sahnelerin ön tarafında olacak, sahnelerde de “sanat(!)çılar”! Ya arka yüzünde ne var?


http://demiryoluhukuku.com/2010/kulturun-yok-edildigi-tarihin-katledildigi-baskent-istanbul-2010/

Monday, 15 March 2010

Sinema'dan Toplum Merkezine, Toplum Merkezi'nden Neye? Mekan/Dönüşüm/Lefebvre





ekümenopolis; gelecekte bütün kentlerin, megapollerin kuşaklar halinde birleşip tek bir şehir oluşturacağı düşüncesi aslında farklılıklar üzerine kurulduğunu düşündüğüm bütün mekansal algımın yok olmasına neden oluyor. mekan üretiminin, mekan türlerinin birbirine bağlanması üzerinden kanıksanması olası mı? kanıksanması ne demek?

ya da
le febvre yıkımın eyleminin insan yaşamını maksimum seviyede etkilediği bir dönemde mekanın üretiminden söz ediyorsa, biz yapım eyleminin maksimum seviyede kontrol edilemediği bir dönemde hangi kavramdan bahsedeceğiz?

Sunday, 14 March 2010

Gelde İçme Birahanesi
































MY FEELINGS TOWARDS THE SOCIAL SPACE OF A TRANSVESTITE BAR

Gelde İçme Birahanesi is a small bar located at the edge of Tarlabaşı in Kamer Hatun Sokak, very close to the Nevizade area. It even seems to be one of the ‘borderposts’ at the felt frontier between the two areas. Apparently it forms one of the most important meeting points for the local transvestite community. On the weekends and in the evenings it is usually quite crowded, however its guests all belong to the community. They form a distinct, parallel society that does not seem to interact much with the mainstream society which is having one of its main party areas just a few metres away.

I pass the place very often, since it is located on my way home coming from Istiklal Street. And it has been fascinating me right from the start. Firstly, because of the place itself, i.e. the physical appearance of the bar. Its interior design, the furniture, the lighting, the decoration and especially the wallpaper create an atmosphere which seems appealing to me. It shows history and identity, irrespective of fashion. Visually it looks just like one of the places I like to go in. Yet, I have never stepped inside Gelde İçme. Every time I pass the place, I look inside, feeling like a voyeur. And I feel an (un)defined border quite impossible to surpass. This border is, however, a social one constructed by the way the transvestite community presents itself and separates itself from the mainstream. And certainly by the mainstream society, and their rejection and insecurity towards differences and different lifestyles.

This combination of two feelings I have regarding Gelde İçme, the attraction towards it, and at the same time the feeling of a border impossible to pass, evoke a tension in me. It feels distant and near at the same time. No doubt, there is an ambivalent poetic.

Lefebvre approach to a new seeing of space was to interlink the traditional dual gap between the mental space and the real physical space, thus introducing the concept of social space.

I see my two spatial feelings towards the Gelde İçme just in this way. And I can clearly feel the two dual spaces: the real physical place and my feelings towards it, and the mental space constituted by a border I feel I cannot pass. These two form the social space of Gelde İçme, and my perception of it.


To be continued once I dare to visit Gelde İçme Birahanesi

Monday, 8 March 2010

fener-balat


Balat - Fatih Pınar from anti34 on Vimeo.
Balat - Fatih Pınar


Lefebvre'e göre sosyal mekan diğer ürünler arasında bir ürün değildir, üretilen şeyleri kapsar, onların bir arada ve aynı anda varolmaları içerisindeki ilişkilerini, göreli düzen ve düzensizliklerini kuşatır (Lefebvre, 1973). De Certeau'ya (1986) göre de mekan yerin tecrübe edilen halidir. Bir kelimenin söyleniş anındaki hali gibi gerçekleşmenin belirsizliğinde yakalanmasıdır. Örneğin, şehir plancısı tarafından geometrik olarak tanımlanan bir sokak, üzerinde yürüyen insanlar ile bir mekan haline gelir. Bu bağlamda kent özelinde mekan incelemesi yaparken onu sabit ve görsel bir oluşum olarak değil, içerdiği her türlü sosyal, ekonomik ve kültürel bağlantılar ağı içerisinde, içerisin yaşayan ve varolan herşeyin sebebi ve sonucu olan bütünsel ve zamansal bir katmanlar bütünü olarak değerlendirmek gerekir. Aynı şekilde mekanın dönüştürülmesi ile ilgili çalışmalarda bütün bu karmaşık yapının göz önünde bulundurulup bulundurulmadığı bu çalışmaların sonuçlarına doğrudan etki edecektir.

İstanbul'da kentsel dönüşüm projelerinin özellikle son 10 yıl içerisinde sürekli olarak attığı görülmektedir (Dexigner, 2004; Ntvmsnbc, 2006; Bianet, 2009; Sabah Emlak, 2009). Bu projelerin gerekçeleri arasında depreme karşı önlem almak, belirli bölgelerdeki tarihi dokuyu ortaya çıkarmak, gecekondulaşmanın önüne geçmek ve bir takım kültür ve sanat etkinliklerine destek vermek bulunmaktadır. Başbakan yardımcısı Hayati Yazıcı'ya göre “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın bütçesinin %70'i kentsel dönüşüm projeleri için harcanacaktır” (Vatan, 2009). Bu projelerde amaçlananların belirsizliği ve gerçekleştiriliş şekilleri ise sonrasında ortaya çıkan yeni yapının incelenmesi gerekliliğini doğurmaktadır. Kentsel dönüşüm adı altında gerçekleşen “mekan”ın onu mekan haline getiren sosyal, ekonomik ve kültürel dinamikler göz önüne alınarak düzenlenmesi ve/veya yeniden yapılandırılması mıdır, yoksa sadece politik ve ekonomik bir takım öncelikler gözetilerek dönüştürücüler için önemli bir “yer” haline gelen yerin yapısının neredeyse tamamen bozularak yeniden düzenlenmesi ve bu yeni yapı altında yaşamını sürdüremeyecek olan grupların o yerden uzaklaşmak zorunda kalması ile “mekan”ın ruhunu kaybetmesi midir?

Fener-Balat bölgesi de İstanbul'daki bir çok başka bölge (Perşembe Pazarı, Süleymaniye, Tarlabaşı, Sulukule, Zeytinburnu, Okmeydanı, vs.) gibi kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapılandırılan bölgelerden biridir. Gerçek anlamda “kentsel dönüşüm” adı altında yapılan çalışmalar 2000'li yılların başında başlasa da bu bölgedeki dönüşüm aslında çok uzun yıllardan beri devam etmektedir.
Bizans döneminden beri ticaret merkezi olan Balat, Osmanlı döneminde Musevilerin en yoğun yaşadığı bölgelerden biri olmuştur. 19. yüzyıldan itibaren ticari hareketliliğin azalması, semtte çıkan yangınlar ve Hasköy, Ortaköy, Galata ve Pera gibi bölgelerin tercih edilir hale gelmesi ile canlılığını yitirmiştir. 1930'lu yıllarda Proust Planı çerçevesinde bir çok fabrika ve atölyenin kurulması bu bölgenin hızla sanayileşmesine sebep olmuş ve Rum nüfusu bölgeden uzaklaşmak zorunda kalmıştır (Koçu, 1971). 1942'de getirilen Varlık Vergisi ve 1955'teki 6-7 Eylül olayları nedeniyle bölgedeki Musevi ve Rumlar Balat'ı neredeyse tamamen terk etmiştir (Sarıoğlu, 2009). Boşalan evlere Anadolu'dan -özellikle Kastamonu'dan- gelen nüfus yerleşmiş ve buradaki fabrikalarda çalışmaya başlamıştır. İkinci büyük göç dalgası 1980'lerden itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelmiştir. 1985'te Bedrettin Dalan tarafından başlatılan Haliç'i temizleme çalışmaları sırasında buradaki sanayi bölgesi temizlenince bölgede yaşayan nüfus da işsiz kalmış ve onların yerini daha enformel işlerde çalışan ya da işsiz nüfüs almıştır. İlk olarak 1996 yılında İstanbul'da yapılan Habitat zirvesi ile ortaya atılan Fener-Balat yenilenme projesi aralıklı olarak 2008 yılının sonuna kadar sürmüştür. Şu an için restorasyon projesi tamamlanmış görünse de burada yaşayan halk -özellikle kiracılar- halen yerinden edilme korkusu yaşamaktadır:
“Bugün İstanbul'da yoksulların yaşadıkları yerlerde yıkım korkusu yaşanmaktadır. Tarihi kent merkezlerinde, işçi mahallelerinde, eski gecekondu alanlarında... Kentlerin tarihini, üretim ilişkilerini, sosyo-ekonomik yapısını göz ardı ederek kentler kurmaya çalışan iradenin ilk göz diktiği alan kentin içinde kalmış, yoksulluk ve yoksunluk ile şekillenmiş mekânlar olmakta (Sarıoğlu, 2009).”

Kaynakça:

Bianet, 2009. “Kentsel Dönüşüm Kıskacında İstanbul Yoksulları”, http://bianet.org/bianet/diger/114537-kentsel-donusum-kiskacinda-istanbul-yoksullari, Erişim: Mart 2010.

De Certeau M., 1986. The Practice of Everyday Life. University of California Press, Berkeley.

Dexigner, 2004. “İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden Dev Kentsel Dönüşüm Projesi”, http://tr.dexigner.com/mimarlik/haberler-g2179.html, Erişim: Mart, 2010.

Koçu, R. E., 1971. İstanbul Ansiklopedisi, cilt 2-3. Reşad Ekrem Koçu ve Mehmet Ali Akbay İstanbul Ansiklopedisi ve Neşriyat Kollektif Şirketi, İstanbul.

Lefebvre, H., 1991. The Production of Space, Blackwell Publishing, Oxford.

Ntvmsnbc, 2006. “İstanbul'da Kentsel Dönüşüm”, http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/389305.asp, Erişim: Mart, 2010.

Sabah Emlak, 2009. “İstanbul'da Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Başlıyor”, http://emlak.sabah.com.tr/guncel/istanbul_da_deprem_odakli_kentsel_donusum_basliyor.html, Erişim: Mart, 2010.

Sarıoğlu, A. 2009. “Fener-Balat Yenilenirken Yerinden Edilenler”, Bianet, http://bianet.org/bianet/siyaset/117093-fatih-balat-yenilenirken-yerinden-edilenler, Erişim: Mart, 2010.

Vatan, 2009. “İstanbul projesi bütçesinin %70'i kentsel dönüşüm için”, Vatan Gazetesi, 15 Şubat 2009.