Monday, 31 May 2010

Asmalımescit'te Kimlik ve Nostalji_ Refik ve Yakup Meyhaneleri



Asmalımescit'te
yıllara göre değişim


videomuza bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
http://vimeo.com/12177399

Asmalımescit'te Kimlik ve Nostalji_ Refik ve Yakup Meyhaneleri

BIGCHEFS-Tüketimin Alışkanlıklarının Tükettikleri

big chefs sunum videosu:

bölüm1


bölüm2


ikisini de indirip rar. ını açtıktan sonra izleyiniz.

iyi seyirler.

Monday, 17 May 2010

Thursday, 6 May 2010

Laleper Aytek @ Fransız Kültür Merkezi

Laleper Aytek @ Fransız Kültür Merkezi


fotoğraf sergisi
(Marmaray kazı alanı, ortaya çıkan buluntular ile kazı alanının yakın çevresine odakli)

acilis: 11 mayis, 18.30

BAS...

http://www.b-a-s.info/mailing/koridor_ust.jpg

Monday, 26 April 2010

marmara'dan levrek gelmiş, evde bir rakı masası


soldan sağa, ayaktakiler: levrek, levrek, rakı, rakı bardağı, çiçek ekmek
ortadakiler: közlenmiş patlıcan, acılı ezme, haydari, soğan salatası, tuz, karabiber
oturanlar: kalamar, buz, su

Sunday, 25 April 2010

Daniel Spoerri - Eat Art












Tableaux pieges by Daniel Spoerri

Wednesday, 21 April 2010

Bozcaada icin

30 nisan cuma gecesi hareket, 02 mayıs pazar gecesi donus icin gelenler ltf gmail adresime isimlerini mesaj atsın...

Sunday, 18 April 2010

Emek Sineması ile ilgili Uğur Vardan'dan yazı

Yazı 80'ler Dalan ve Taşkışla'nın yıkımın eşiğinden dönmesiyle başlıyor. Türkiye ve sözde yerel yönetimlerinin aynılıkları ile ilgili yapılan tespit etkileyici. Yazı aşığıdaki link'te, sizden ilgi beklemekte.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=992097&Yazar=U%D0UR%20VARDAN&Date=18.04.2010&CategoryID=113

Saturday, 17 April 2010

kahvaltı



çay: çaykur, ekmek: aynalı fırın, beyaz peynir ve mihaliç peyniri: itimat şarküteri, edam ve biberli gouda: rani organik peynir, yumurta ve sucuk: erciyes şarküteri, siyah ve yeşil zeytin: erzurum şarküteri, krem peynir: pınar, sarımsak sos: heinz

Friday, 16 April 2010

Thursday, 15 April 2010

BURCU YİĞİT TURAN, eleştirel şehircilik için "peyzaj"

BURCU YİĞİT TURAN,
eleştirel şehircilik için "peyzaj"

20 nisan 2010, salı
17.30
TAŞKIŞLA, doktora odası - 134 yanı

Monday, 12 April 2010

why translation matters?

http://www.nytimes.com/2010/04/11/books/review/Howard-t.html?nl=books&emc=booksupdateema3

VASIF KORTUN, 14 NİSAN

İstanbul Söyleşileri,Vasıf Kortun'un "Geçmişe Doğru, İstanbul'da Güncel Sanat Sektörü" başlıklı konuşmasıyla devam ediyor. 14 Nisan 2010 Çarşamba günü saat 18:30'da İTÜ Taşkışla binasında gerçekleştirilecek söyleşide, İstanbul'daki güncel sanat sektörü ele alınacak.
Vasıf Kortun, İstanbul'daki sanat sektörünün, sektörün üzerinde hareket ettiği coğrafyanın, alımlanma senaryolarının ve oyuncuların çeşitlenmesinin, 110 yıl öncesine benzemeye başladığını belirtiyor. Kortun'a göre, yeni açılan devasa kurumlar ve uluslararası sergiler, Beyoğlu - Galata aksındaki kültürel hizmetlerin yoğunlaşması ve sanat haberlerinin medyada yoğun yer almasına koşut olarak, İstanbul dünya kenti kimliğine yeniden bürünüyor. Söyleşide, görünenin ötesinde, yeni durumun analizinin nasıl yapılması gerektiği, kırılma noktalarını nelerin oluşturduğu ve kültürel aracıların tarihin neresinde durduğu tartışılacak.


Vasıf Kortun

1994 - 1997 yılları arasında Bard College'da "Museum of the Center for Curatorial Studies"in, 2001 - 2003 arasında Proje4L İstanbul Güncel Sanat Müzesi'nin kurucu yönetmeni olarak çalıştı. 1992'de İstanbul Bienali'nin şef küratörlüğünü, 2005'te ise eşküratörlüğünü yaptı. 1998 Sao Paolo, 2003 Tirana, 2008 Taipei Bienallerinin eşküratörlüğünü üstlendi. Ayrıca, 1994 ve 1998 Sao Paolo Bienallerinin ve 2007 Venedik Bienali'nin Türkiye pavyonlarının küratörlüğünü yaptı. Aralarında Walker Art Center, Museum of Modern Art, The Guggenheim, Tate Modern, VanAbbe Museum, Artists Pension Trust ve The Gyeonggi Creation Center'ın bulunduğu müze ve kurumlara danışmanlık ve koleksiyon danışmanlığı yaptı. Yazı ve ropörtajları birçok kitap, dergi ve sergi kataloğunda yer aldı. Erden Kosova ile birlikte kaleme aldığı "Jahresring 51: Szene Türkei: Abseits aber Tor" adlı kitabı 2004'te yayımlandı. 2005 yılında düzenlenen 26. Ljubljana Bienal'inde, 2004'teki Gwangju Bienal'inde ve 2003 yılındaki Venedik Bienal'inde jüri üyeliği yaptı. 2006'da Center for Curatorial Studies tarafından her yıl verilen "Curatorial Excellence" ödülüne layık görüldü. Broadsheet Magazine ve Contemporary Practices Art Journal dergilerinin editörlerinden olan Kortun, Foundation for Arts Initiatives'in mütevelli heyetinde bulunuyor. Vasıf Kortun, 2001 yılından bu yana Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi'nin yöneticiliğini üstleniyor.

Osmanlı Bankası Müzesi binasının restorasyonu nedeniyle, müzenin 2009 - 2010 dönemindeki bütün etkinlikleri, İTÜ Taşkışla binasında gerçekleştirilecek.

Sunday, 11 April 2010

BİR MCDONALD'S ÇALIŞANI GÜNCESİNDEN...


Günler her zamanki gibi 6.30 da başlar. Hızlıca siyah pantolon ütülenir. Mavi gömlek üste geçirilir. Kurdela sıkıca toplanan saça bağlanır. Bisikletle yarım saat süren yolculuktan sonra işe ulaşılır. Daha McDonald’s açılmamıştır. Ürünler arka kapıdan alınır ve soğutucu depoya yerleştirilir. Masalar silinir. İçecekler kontrol edilir. Hemen son hazırlıklar tamamlanır. Ve kapıların açılmasıyla McDonald’s ta hayat başlar. Kahvaltı için gerekli olan ürünler, müşteri istilası karşısında hazırlıklı olmak için önceden pişirilmeye başlanmıştır bile. McDonald’s ta kahvaltı bizim(Türkiye’de) pek de tercih ettiğimiz bir şey değildir Fakat Destin (Florida, Amerika) ’de insanlar kahvaltı için kuyruk oluşturur. Sıcak kahve ve yanında çeşitli kahvaltı menüleriyle masaları doldururlar. McDonalds’ta herkesin uyması gereken kurallar vardır. Ben kasa önünde çalışırım. Her zaman gülümsemek ve müşteriye kibar davranmak durumundayım. Tercihlerini yaptıktan sonra müşterilere bu ürünümüzde kampanya var bunu da alır mısınız diye kibar bir dille baskı yaparım. Kimisi teşekkür eder, kimisi fiyatındaki indirime aldanarak o ürünü de alır. Bende bana hiçbir maddi manevi getirisi olmamasına rağmen o ürünü sattığım için mutluluk duyarım. McDonald’s ta sosların bile belli yerleri vardır. Herkes ve her ürün kurala uymak zorundadır. Patatesler sıcak , hamburger eti yeni pişmiş, cookie ler kıtır kıtır olmalıdır. Çalışanlar ise aynı pantolonu,gömleği giymeli, her zaman hızlı ve pratik olmalı , müşterilere olduğu kadar birbirlerine de saygılı davranmalıdır. “Thanks for french fries. Two big mac please…” cümlelerinin havada uçuştuğu bir ortamda suratımda kocaman bir gülümsemeyle, Türk aksanlı İngilizcemin de bana kattığı sempatiklikle “Good morning, may I take your order please” cümlesi ezbere ağzımdan dökülür. Gün içerisinde aynı cümleyi kaç defa söylerim bilinmez. Bir süre sonra gelen kim, istenilen nedir farkında bile olmadan binlerce hamburger ve türevini satarım.. Sadece saatlerin biran önce geçmesini isterim ve eve gittiğim anı düşünürüm. Ta ki her gördüğümde “Yeter artık be kadın dev gibi olmuşun hala McDonald’s a geliyorsun” diyesim gelen müşterim Linda “How are you?” diyerek beni kendi dünyamdan McDonald’s a geri getirene kadar. Bazı müşterilerim vardır ismen tanıdığım. Linda da onlardan biridir. Hergün 13.30 da gelir ve Ceasar Salad ister. Gerçi hayatı boyunca salata yediyse bu hale nasıl geldiği beni dehşete düşürür. 100-120 kilo civarında sarışın tatlı bir bayandır. McDonald’s ürünleri dışında ağzına herhangi bir ürün sokmaz. Böyle bir ihaneti asla bize yapmaz.:) Bir süre sonra yine rutin moda girerim saat 14.30 ve kasama gelen kişi sayısı 300 ü aşmıştır. Destin okyanus kenarındaki bir tatil bölgesidir ve yaz sezonunda çok fazla turiste ev sahipliği yapar. Turistlerin McDonald’s ı tercih etmelerini anlayabilirim. Dünyanın her yerinde aynı standartlarda ürüne ulaşma fikri kulağa hoş gelir. Düşünüyorum da ben de yurtdışında nereye gitsem önce BigMac menümü alırım. Yerel lezzetleri denemeye cesaretim yoktur henüz. İlk defa o ülkeye, o şehre gelmişimdir. Zihnimde ne nerede, ne kadar sağlıklı ne kadar pahalı soruları uçuşurken, 4 aylık bir geçmişim olmasının katkısı var mıdır bilinmez, ayaklarım beni McDonald’s a götürür. Turistleri bir yana bırakalım yerel halk neden bu kadar çok McDonald’s ı tercih ediyor bilinmez. Evinin çok yakın olduğunu bildiğim, . 2-3 yaşındaki çocuklaryla gelen müşterilerim vardır ve neredeyse her gün aynı öğünleri isterler. Ufacık çocuklar kendi isimlerini söylemeyi bile öğrenmeden “Chicken Nuggets” diyerek bana şirinlik yapabilirler. Aileler bu konuda çok duyarlıdır. McDonald’s ın sağlıklı olarak nitelendirilen ürünlerinden biridir “Apple Dippers”. Elmayı 6 ya böl poşetin içine koy bu ürünü elde edersin. Fakat aileler nedendir bilinmez bir yerden bir elma alıp 6’ya bölüp çocuklarına vermeyi başaramazlar. Onu bile McDonalds’tan alırlar. Bazen bir elma götürüp bölüp o çocuklara vermek isterim. Neyse, bu düzen içinde yapmam gerekenler bunlar değildir. BigMac, Big‘N Tasty, .Quarter Pounder, FiletoFish,… derken saatler geçer. Kasadaki bozuk paralarım bittikçe koşarak arkaya gider para üstü vermek için bozuk para temin ederim. Bu sırada kasamın önünde biriken sinirli kalabalık bana kötü kötü bakar. Yine yüzüme koca gülümsememi takınır, benim hatammış gibi geç kaldığım için özür dilerim ne de olsa müşteri her zaman haklıdır. Bu böyle devam eder gider..Saat 15.30 olmuştur. Yerime geçecek olan arkadaşım gelmiştir. Isınma hareketleri yapmaktadır. Zorlu mücadelede birkaç dakika sonra yerimi ona devrederim. Son olarak kasa önünü ve masaları silerim bu da kasa önü çalışanının son görevidir. Artık McDonald’s öğleden sonra çalışanlarına teslim edilmiştir. Bende içeri geçer Mc Chickenımı alır bisiklete biner evime doğru ilerlerim.

Özetle kapitalist sistemin bir sonucu olarak genel anlamda bütün insan ilişkileri ve en önemlisi insan emeği alınıp satılabilen birer mal haline dönüştürülmüştür. İnsanlar tarih boyunca oluşturdukları lezzet dünyasını hiçe sayarak tat zevkini aynılaştıran, yerel lezzetlerin giderek yok olmasına neden olan fast food ürünleri daha çok talep etmektedir. Herkes bunun farkındadır fakat sistem o kadar benimsenmiştir ki kimsenin değil bir şeyler yapmaya bu konuda konuşmaya bile hevesi yoktur.

Söyleyeceklerimi şu özlü söz ile bitiriyorum:

i'm loving it :)

http://m.radikal.com.tr/iphone/NewsDetail.aspx?ArticleID=31622&CategoryIDs=21